5 Aralık 2021 Dünya Toprak Günü

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
5 Aralık 2021 Dünya Toprak Günü

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Toprak çiftçilerimizin en değerli varlığıdır. Geçimini sağladığı, üretimini
sürdürdüğü ekmek teknesidir Aşık Veysel’in de dediği gibi toprak çiftçinin
köylünün sadık yâridir”
-“Geleceğe yönelik şartlar ortada iken tarım topraklarına daha fazla sahip
çıkılması hayati öneme sahiptir. Artık heba edilecek bir karış toprağımız yoktur”
-“2020 yılında 23,1 milyon hektar tarım alanının 15,2 milyon hektarı ÇKS'ye
kayıtlıdır. Tarımsal faaliyet devam ettiği halde çeşitli nedenlerle 8 milyon hektar
tarım alanında üretim yapan çiftçi 2020 yılı desteklerinden faydalanamamıştır”
-“Kırsal alanda üreticilerin gelir ve yaşam seviyelerini artırmak amacıyla
çiftçilerin tarımsal alandan kopmamaları için her türlü çaba gösterilmelidir”
Ankara- 05.12.2021- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı
Şemsi Bayraktar, 5 Aralık Dünya Toprak Günü’yle ilgili açıklama yaptı. “Toprak
çiftçilerimizin en değerli varlığıdır. Geçimini sağladığı, üretimini sürdürdüğü ekmek
teknesidir Aşık Veysel’in de dediği gibi toprak çiftçinin köylünün sadık yâridir” diyen
Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nüfus artışı, aşırı ve çarpık yapılaşma ve sanayileşme, turizm, ulaştırma ve
kentleşme nedeniyle toprak ve su kaynakları üzerindeki baskı her yıl biraz daha
artmaktadır.
Erozyon, çölleşme, bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımı da tarım arazilerine zarar
vermektedir. Bu açıdan, ülkemizin en stratejik sektörlerinden olan tarımın en temel
sermayesi olan tarım arazilerini korumak, sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir.
Son yıllarda tarım arazilerinin korunması ve amaç dışına çıkarılmasının
önlenmesi amacıyla çalışmalar yapılmış, Kanunlar çıkarılmıştır. Tarım arazilerinin
miras yolu ile bölünmesinin önlenmesi amacıyla çıkarılan 6537 sayılı Kanun ile tarım
arazilerinin bölünmesinin engellenmesine yönelik önlemlerin daha da artırılmasını,
mülkiyet devirlerinin hızlı bir şekilde yapılmasını, tarımsal amaçlı kullanım planlarının
etkin uygulanmasını ve arazi kullanımına ilişkin denetimlerin etkinleştirilmesini
sağlamak amacıyla 7255 sayılı Kanun ve diğer benzer çalışmalar bu açıdan oldukça
önemlidir.
Yine 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunun 14. Maddesi ile 91
ilde toplam alanı yaklaşık 7,2 milyon hektar olan 290 adet ova tarımsal sit alanı olarak
belirlenmiş ve koruma altına alınmıştır. Bunu toprağı korumak adına atılmış, önemli bir
adım olarak görüyor ve destekliyoruz.
Ancak yapılan çalışmalarla tarım arazilerinin kaybı azalsa da halen tam olarak
önlenememektedir. Türkiye’de geçmişte izlenen politikaların yanı sıra konu ile ilgili
mevzuatların uygulanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle de tarım arazilerinin amaç
dışı kullanımları halen önemli bir sorundur.
Ülkemizde toplam işlenen tarla alanı ve uzun ömürlü bitki alanları 2005 yılında
26,6 milyon hektar iken 2020 yılında 23,1 milyon hektara gerilemiştir. 15 yılda işlenen


2 alan ve uzun ömürlü bitki alanında azalma yüzde 13 olarak gerçekleşmiştir.15 yılda
işlenen alan ve uzun ömürlü bitki alanındaki azalma en fazla yüzde 8,31 olarak 2005-
2010 yılları arasında olmuştur. 2010-2015 yılları arasında tarım alanlarındaki azalma
yüzde 1,89, 2015-2020 yıllarında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmiştir.
2020 yılında 23,1 milyon hektar tarım alanının 15,2 milyon hektarı ÇKS'ye
kayıtlıdır. Tarımsal faaliyet devam ettiği halde çeşitli nedenlerle 8 milyon hektar tarım
alanında üretim yapan çiftçi 2020 yılı desteklerinden faydalanamamıştır.”
“İklim değişikliği tarım topraklarını daha da kıymetlendirdi”
İklim değişikliğinin tarımsal üretimi çok yönlü etkilediğini ifade eden Bayraktar,
“Dünyada gıda arz ve talebine yönelik gelişmeler ve değişmeler ülkemizi de etkiliyor.
Hem dünyada hem ülkemizde pandeminin getirdiği sorunlar ve yaşanan ekonomik
sıkıntılar üretim şartlarını zorluyor” diyerek açıklamasına şöyle devam etti.
“Yapılan çalışmalar gösteriyor ki iklim değişikliğinin etkileri ile ülkemizde gelecekte
çoğu üründe verim azalmaları yaşanacak, su seviyelerindeki azalma sulama imkanlarını
kısıtlayacak, artan doğal afetlerin mali yükü artacak, arzda sorunlar daha fazla
yaşanacak. Geleceğe yönelik şartlar ortada iken tarım topraklarına daha fazla sahip
çıkılması hayati öneme sahiptir. Artık heba edilecek bir karış toprağımız yoktur.
Tarım arazilerimiz en büyük zenginliğimizdir. Arazilerimiz gelecek nesillerin
bizlere emanetidir. Bizim görevimiz günü gelene kadar arazilerimizi korumak,
geliştirmek, durumunu iyileştirmek ve zamanı gelince de sahibine yani gelecek
nesillere aldığımız gibi bırakmaktır.”
“Toprak sevgisi ve tarım bilinci küçük yaştan itibaren verilmelidir”
Bayraktar, “Ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması ancak tarımsal faaliyetlerin
sürdürülebilmesi ile mümkündür” vurgusu yaparak açıklamasını sürdürdü:
“Tarım alanlarındaki azalmanın önlenmesi ise toprak ve tabiat sevgisi ile
büyüyen nesillerin toprağına sahip çıkması ile mümkün olacaktır. Toprak sevgisi,
koruma bilinci ilköğretim düzeyinde eğitim öğretim müfredatına girmeli, toprağı
tanımanın yaşamı tanımak olduğu çocuklarımıza aşılanmalıdır.
Sonuç itibariyle, topraklarımızı sözde değil fiilen korumalıyız. Bunu
gerçekleştirmek için de tarımda gelişmiş teknolojileri kullanarak birim alandan en fazla
verimi alabilmek, ülke topraklarında ekilmeyen alan bırakmamak, dünyada belirli
ürünlerde söz sahibi olan ülkelerle rekabet edebilmek, kırsal alanda üreticilerin gelir ve
yaşam seviyelerini artırmak amacıyla çiftçilerin tarımsal alandan kopmamaları için her
türlü çaba gösterilmelidir. Ancak bunu yaparken tabiatın dengelerini altüst etmemek ve
sürdürülebilir tarımsal üretim imkânlarını da yok etmemek zorundayız. Tarım politikaları
tarım arazilerini korumak, çiftçiyi arazisinde, köyünde tutmak, çiftçiye ailesini geçindirecek
bir gelecek sağlamak üzerine kurulmalıdır.
Türk çiftçisi bilgi birikimi, tecrübesi ve üretme azminin yanı sıra toprağını en iyi
şekilde koruyacak bilince ve ülkemizin ihtiyacı gıdayı üretecek, ihracat hedeflerini
gerçekleştirecek azim ve kararlığa sahiptir. Yeter ki üzerinde üretim yapılacak bereketli
topraklarımız herkes tarafından korunabilsin!
Bu vesile ile 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nü kutluyorum.” dedi.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Atakum Belediyesi’nden “Engelli ve Yaşam” paneliÖnceki Haber

Atakum Belediyesi’nden “Engelli ve Yaşam...

İLKADIM BELEDİYESİ SOSYAL YARDIM MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL BELEDİYECİLİKTE ÖNCÜLÜĞÜNÜ SÜRDÜRÜYORSonraki Haber

İLKADIM BELEDİYESİ SOSYAL YARDIM MÜDÜRLÜ...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar